Hayatınızın gerçekten başladığı gün hangisidir? 24 yaşında hayalinizdeki kızla tanıştığınızda mı başlar, yoksa 11 yaşındaki ilk öpücükle mi? Çocuğunuzun doğumuyla mı, yoksa ilk gençlik yıllarınızda hayatınızla ilgili karar verdiğiniz o anla mı?” diyor Gabriel Ba ve Fabio Moon kardeşler. Bu ikiz kardeşler, Brezilyalı ve Güngezgini (Daytripper) gibi harika bir çizgi romanın hem yazarı hem de çizeri. Kitap Fransız ekolünden ve sulu boya tekniği ile paneller arasında geçişleri adeta film izler gibi bir his veriyor. Bu sayede hikaye akışı ve okuma zevki de aynı oranda artıyor. Brezilyalı kardeşlere gerçekten böyle bir eseri bize armağan ettikleri için teşekkür etmemiz gerektiğini düşünüyorum.

 

Güngezgini Konusu?

Güngezgini (Daytripper), tamamen hayatın içinden sıradan insanları anlatan bir hikayeye sahip. Çizgi romanda süper kahraman yok, maske takıp kötü adamları kovalayan birileri yok, dünyayı yok etmek isteyen çılgın bir bilim insanı yok ya da aşırı teknolojik zırhlı abiler ablalar da yok. Sadece sıradan dertleri olan ve mutluluğu arayan bir köşe yazarı var.

Bras de Oliva Domingos, yerel bir Brezilya gazetesinde köşe yazarı olarak çalışmaktadır. Köşe yazılarının içeriği ise o gün ölen insanlar için anılardan oluşan bir metin hazırlamak ve o kişileri ölümsüzleştirmek. Evet, doğru okudunuz, ölümler. Çoğul, tekil değil. Aynı zamanda kitapta Bras’ın hayatından bölümler de bulunuyor. Mesela ufak bir çocukken, gençken, orta yaşlardayken ya da yaşlıyken her yaşında Bras’ın hayatını okuyoruz. Hikayede baba-oğul ilişkisi yoğun olarak işlense de bunun yanı sıra anne-oğul, sevgili ve yakın arkadaş ilişkilerini de güzel bir şekilde irdelediğini görebiliyoruz.

Fabio Moon ve Gabriel Ba’nın; insan yaşamının kırılganlığı, ölümle yüzleşmenin önemi, yakın insan ilişkilerini sürdürmekteki önem ve eylemlerimizin sonuçları üzerine derinlemesine düşünmenin dokunaklı bir portresini nasıl çizdiğine tanık olabiliyoruz. Güngezgini, ölüm ve yaşama dair farkındalığınızın artacağı, hayata dair çok güzel anlatılara tanık olabileceğiniz oldukça kaliteli çizime ve hikayeye sahip bir eserdir.

Kitabın çevirmeni Cenk Könül, bu durumu şöyle açıklıyor:

Güngezgini, okunduğunda tamamlanan bir kitap. Okuyanı kendi anılarında bir yolculuğa çıkarıp, o anılarla bütünleşiyor ve ancak o zaman tamamlanıyor; tam oluyor. İnsana daha önce hiç yaşamadığı bir okuma deneyimi yaşatıyor. Tarifsiz bir deneyim. Ben kelimelerle anlatamıyorum. Kitap bittiğinde nasıl bir ruh hali içindeyseniz, sonu ile ilgili algınız da öyle oluyor. Hayatınızda o an her şey yolundaysa, mutlu bir sonu var kitabın. Sıkıntılı, endişeli bir dönemse, kitabın da sonu hüzünlü geliyor. Ama şunu farkettim; kitap bittikten sonra bile, okuyanın yaşamına eklenen deneyimlerle ve yeni anılarla bütünleşmeyi sürdürüyor. Asla gerçekten bitmiyor sanki. Bu yüzden kitap bittiğinde ne düşündüğünüz, ne hissettiğinizinden çok, kitabın bir bütün olarak verdiği his ön plana çıkmaya başlıyor.”

Güngezgini Çizgi Romanı İçin Kişisel Yorumlarım Neler?

Ben 2-3 senede bir kez muhakkak kitaplığımdan alıp okurum. Ve her okuyuşumda damakta bıraktığı tat da farklılaşıyor. Nedeni ise ne zaman okuduğunuz ile bağlantılı. Açıkçası ilk okuyuşumda çok da bir şey anlamamıştım fakat sonra tekrar şans vermek istedim. Bu okuyuşumda beni epey etkilemeyi başardı. Sebebi ise oldukça basit aslında. İlk okuyuşumdan sonra aradan yıllar geçti. Bu süreçte birçok farklı deneyim ve yaşanmışlık kazandım. Güngezgini de bu yaşanmışlıklar ile paralel ilerliyor. Yaşanmışlıklarınız ne kadar çoksa kitaptan alacağınız zevk de bir o kadar fazla olacaktır. Eserin sayfalarını her çevirişinizde duygularınızın yoğunluğunu neşeden üzüntüye doğru geçtiğini hissedeceksiniz.

 

Benzer içerik: Yeni Başlayanlar İçin Çizgi Roman Önerileri

 

Güngezgini Nedir?

Bir noktada bizim de Bras gibi birer Güngezgini olduğumuzu anlıyoruz. Peki Güngezgini nedir? En basit haliyle açıklamak gerekirse, hepimiz günler içinde geziyoruz. Mesela bugünü yaşadık, yani gezdik ve ölüm bizi almadı mı? Yarın başka bir günü geziyoruz. Ölüm o günde de bizi almazsa, ertesi bir gün daha geziyoruz. Sonra bir gün ölüm geliyor ve artık günler arasında gezmeyi bırakıyoruz. İşte tüm olay bundan ibaret. Bizler de bu hayatta birer güngezginleriyiz, ta ki ölüm bizi almaya gelene dek…

Kitaptan sevdiğim bir alıntı ile bu yazının sonuna gelelim. Bras’ın babasının da dediği gibi “Hayat bir kitap gibidir oğlum ve her kitabın bir sonu vardır. O kitabı ne kadar seversen sev, son sayfaya gelirsin ve kitap biter…” Bras’ın babasının da dediği gibi hayat gerçekten bir kitap gibidir ve her kitabın sonu da ölümdür. Bu nedenle hayattan keyif almaya bakın.

Güngezgini Ciltli

Güngezgini Ciltli

 

Benzer içerik: Bağımsız Çizgi Roman Önerileri

 

Güngezgini x/10?

Sanırım artık bu kısımda sizler için 10 üzerinden bir puanlama yapmam gerek. Beni bu denli derinden etkileyen ve bağımsız çizgi romanlara bakış açımı değiştiren esere 10/10 vermekten başka bir şey yapamam. Kesinlikle alıp okumalısınız. Naçizane tavsiyemdir. Güngezgini tadında farklı Türkçe çizgi roman arayışındaysanız çizgi roman kategorisine göz atmayı unutmayınız. İyi günler.

5/5 - (10 oy)